Türkçe ve paragraf sorularında iyi olan öğrencilerin ortak noktası çoğu zaman aynıdır: küçük yaştan beri okuyorlar. Kelime hazinesi, uzun cümleye dayanıklılık ve yazarın tavrını sezme becerisi test çözerek değil metin okuyarak gelişir. Türk klasikleri bu iş için özellikle uygundur: sınav paragraflarındaki soyut kelime yükü ve uzun cümle kurgusu bu metinlerde sayfa sayfa karşına çıkar.
Bu yazıda klasik okumanın Türkçeye somut katkısını, hangi kitaptan başlayacağını ve nasıl okuyacağını bulacaksın; son bölümde okumayı soru pratiğine nasıl bağlayacağın var.
Klasik okuma Türkçeye ne katar
Birincisi kelime hazinesi. Sınav paragrafları günlük konuşmada geçmeyen kelimelerle kurulur; klasikler bu kelimeleri bağlam içinde, hikâyeyle birlikte verir. Bağlamda öğrenilen kelime, listeden öğrenilen kelimeden daha kalıcıdır; çünkü kelimeyi hatırlarken sahneyi de hatırlarsın.
İkincisi cümle yapısı. Uzun, yan cümleli, virgülle uzayan cümleleri kaybolmadan takip etmek bir kastır; klasikler bu kası her sayfada çalıştırır. Üçüncüsü yazar tavrı: eleştiri, ironi, övgü ve hüzün gibi tonları sezmek, paragraf sorularının ana düşünce ve tutum kısmını doğrudan besler. Bir anlatıcının kahramanını över gibi yapıp aslında alaya aldığını fark ettiğin gün, yazarın tutumunu soran sorular da kolaylaşır.
- Kelime: bağlamda, hikâyeyle birlikte öğrenme.
- Cümle: uzun ve yan cümleli yapıya dayanıklılık.
- Tavır: yazarın tutumunu sezme.
- Yazım: doğru yazılmış metne alışan göz, yazım yanlışını fark eder.
Hangi kitaptan başlanır
İlk kitap, bitirebileceğin kitaptır. Dili sade, hacmi kısa, olayı sürükleyici bir eserle başla; ağır bir metinle başlayıp yarıda bırakmak, okuma alışkanlığını başlamadan bitirir. Kısa hikâyeler iyi bir giriştir: Ömer Seyfettin'in hikâyeleri sade dille yazılmıştır ve her oturumda bir hikâye bitirmek ilerleme hissi verir. Sonra Memduh Şevket Esendal'ın hikâyeleri ya da Sabahattin Ali'nin romanları gibi dili yalın, hacmi orta eserlere geç.
Daha sonra dili ağırlaşan eserlere sıra gelir: Halit Ziya Uşaklıgil gibi Servet-i Fünun yazarları ve Namık Kemal gibi Tanzimat yazarları. Cumhuriyet ve Millî Edebiyat dönemi eserlerini önce, Servet-i Fünun ve Tanzimat metinlerini sonra okumak sözcük yükünü kademeli artırır; eski dile birden girmek yerine basamak basamak geriye gidersin.
Kamu malı olmuş eserler, yazarının ölümünün üzerinden yetmiş yıl geçmiş, koruma süresi dolmuş metinlerdir. Bu yüzden erişimi kolay ve ücretsizdir; kitapok kitaplığındaki klasikler bu kümedendir.
Nasıl okunur: tahmin et, doğrula, not al
Bilmediğin kelimenin anlamına hemen sözlükten bakma; önce bağlamdan tahmin et, sonra kontrol et. "Odanın loş ışığında yüzünü seçemedim" cümlesinde "loş" kelimesini bilmesen bile "seçemedim" ipucu seni az aydınlık anlamına götürür; sözlük yalnızca tahmini onaylar. Tahmin süreci kelimeyi hafızaya kazır; hazır cevap ise kayıp gider. Kelimeyi, tahminini ve geçtiği cümleyi küçük bir deftere yaz; haftada bir defteri kapatıp anlamları hatırlamayı dene.
Bölüm sonlarında üç kelimelik özet notu al: kim, ne yaptı, sonuç. Bu alışkanlık paragraf sorularındaki ana düşünce kasını çalıştırır. Yazarın bir cümlede ne demek istediğini kendi kelimelerinle söylemeyi dene; söyleyemiyorsan cümleyi yeniden oku. Uzun bir cümlede kaybolduğunda önce yüklemi bul, sonra kim, neyi, ne zaman sorularıyla ögeleri yerine oturt; cümle çözüldüğünde anlam da çözülür.
- 1Günde on beş dakikalık sabit bir okuma saati belirle.
- 2Bilmediğin kelimeyi bağlamdan tahmin et, sonra doğrula, deftere yaz.
- 3Uzun cümlede önce yüklemi bul, ögeleri sonra yerleştir.
- 4Bölüm sonunda üç kelimelik özet notu al.
- 5Haftada bir kelime defterini kapatıp hatırlamayı dene.
Okumayı paragraf pratiğine bağla
Klasik okuma tek başına paragraf sorusunu çözmez; okuma ile soru çözümü birlikte yürümeli. Haftada birkaç kez paragraf testi çöz, yanlışlarını ana düşünce, çeldirici, soru kökü gibi türlere ayır. Aynı türden yanlışı iki kez yapmışsan sebep okuma değil yöntemdir: soru kökünü yanlış okuduysan önce köke, paragrafı yanlış anladıysan okuma hızına bak. Okumanın etkisini birkaç ay sonra bu yanlış türlerinin azalmasında görürsün.
Okuduğun metinden kendine soru kur: bu paragrafın ana düşüncesi ne, yazar hangi tutumla yazmış, bu cümle çıkarılsa akış bozulur mu? Kendi kurduğun soru, sınav sorusunu tanımanı sağlar; çünkü soruyu hazırlayanın paragrafa nereden baktığını görmüş olursun.
Yazım ve noktalama katkısı
Doğru yazılmış metin okuyan göz, yanlış yazılmış kelimeyi rahatsız edici bulur. Bu, yazım kurallarını ezberlemeden yazım yanlışını fark etme yeteneğidir: "hiçbir" kelimesinin bitişik, "her şey" ifadesinin ayrı yazıldığını yüzlerce kez görmüş göz, sınavda duraksamaz. Bir şartı var: okuduğun baskı güncel yazıma göre düzenlenmiş olmalı. Eski imlayı koruyan bir baskı okuyorsan bugün farklı yazılan kelimeleri deftere "eski yazım" diye not düş; gözün eskiye alışmasın.
Noktalama da aynı şekilde öğrenilir: uzun cümlede virgülün nerede nefes aldırdığını, noktalı virgülün sıralı cümleleri nasıl ayırdığını, iki noktanın açıklamayı nasıl duyurduğunu okuyarak hissedersin. Kural bilgisini bu hisle birleştirdiğinde yazım ve noktalama soruları kısa sürer.
kitapok'ta nasıl uygularsın
kitapok kitaplığında kamu malı Türk klasiklerini üyeliksiz ve tam metin okuyabilirsin. Okumayı soru pratiğine bağlamak için soru bankalarındaki Türkçe ve paragraf sorularını çöz; yanlış yaptığın sorular yanlış defterine düşer, yanlış türlerini oradan takip edersin. Akıl kartlarıyla çalışırsan aralıklı tekrar seni 1, 3, 7 ve 16. günlerde yeniden sınar; kelime defterini de aynı ritimle tekrar et. Kelimok ile kelime dağarcığını, Yazım Yanlışı oyunuyla yazım gözünü oyun içinde deneyebilirsin.
KitaplıkKamu malı Türk klasikleri, üyeliksiz tam metin.Paragraf çözOkumanın etkisini soruda ölç; yanlışların yanlış defterine düşsün.Yazım YanlışıYazım gözünü oyunla sına.