00:07Giriş ve Kültür Medeniyet Konusuna Bakış
- İlk Müslüman Türk Devletleri'nin kültür ve medeniyet kısmı işlenecektir.
- Özellikle Büyük Selçuklu Devleti'nin kültür ve medeniyeti esas alınacaktır.
- Bazı kavramlar Karahanlılar ve Gaznelilerde de bulunuyorsa o tarafa doğru verilecektir.
- İslam öncesi ve sonrası hükümdarlık kavramları karşılaştırılarak incelenecektir.
01:14Hükümdarlık Anlayışındaki Değişimler
- İslam öncesi ve ilk Müslüman Türk devletlerinde hükümdarın görevleri değişmemiştir (aç doyurmak, çıplağı giydirmek, ülkenin istikrarını korumak).
- Kurultay'ın adı Divan'a dönüşmüştür.
- Kut anlayışı (Gök Tanrı'nın devleti yönetme yetkisi vermesi) devam etmektedir, ancak 'Allah'ın nasibi ve takdiri' olarak yorumlanmıştır.
- Kut anlayışı, kardeşler arası taht kavgalarına ve merkezi otoritenin bozulmasına neden olmaya devam etmiştir.
- Türk Cihan Hakimiyeti anlayışı, İslamiyet ile birlikte 'İlay-ı Kelimetullah' (Allah'ın adını her yerde yüceltmek) ve 'Cihat/Gaza' kavramlarına dönüşmüştür.
Önemli: Kut anlayışının İslamiyet sonrası 'Allah'ın nasibi ve takdiri' olarak yorumlanması ve Türk Cihan Hakimiyeti'nin 'İlay-ı Kelimetullah'a dönüşmesi önemlidir.
03:53İslamiyet Sonrası Hükümdarlık Sembolleri ve Unvanları
- İslamiyet öncesi hükümdarlık sembolleri (tuğ, nevbet, örgin, otağ) devam etmiştir.
- İslamiyet ile birlikte yeni hükümdarlık sembolleri ve unvanlar ortaya çıkmıştır.
- Çetr: Fetih Suresi'nin yazılı olduğu, hükümdarı ok ve manevi olarak koruyan büyük saltanat şemsiyesi. Savaşlarda düşmesi hükümdarın ölümüne işaret sayılmıştır.
- Hilat: Abbasi Halifesi tarafından hükümdara gönderilen kemer, külah, at, para, ziynet gibi hediyelerin tümüdür.
- Tıraz: Abbasi Halifesi tarafından gönderilen, üzerinde halife ve hükümdarın adının işlendiği elbiselerdir.
- Hutbe: Cuma namazlarında halife ve hükümdarın adının birlikte okutulması ve dua edilmesidir.
- Menşur: Abbasi Halifesi'nin yeni kurulan bir İslam devletinin yöneticisine verdiği onay belgesidir.
Önemli: Çetr, Hilat, Tıraz, Hutbe ve Menşur, İslamiyet ile birlikte Türk hükümdarlık sembollerine eklenen önemli yeniliklerdir ve sınavda 'İslamiyet öncesinde olmayan' semboller olarak sorulabilir.
12:00Hükümdarlık Sembolleri
- Otağ (Çadır): Hükümdarlık sembolüdür.
- Örgin (Taht): Hükümdarlık sembolüdür.
- Nevbet (Davul): Hükümdarlık sembolüdür.
- Hutbe: Hükümdarlık sembolüdür.
- Tıraz (Elbise): Hükümdarlık sembolüdür.
- Hilat (Hediye): Hükümdarlık sembolüdür.
- Çetr (Ayetli Şemsiye): Hükümdarlık sembolüdür.
- Sikke (Para): Hükümdarlık sembolüdür.
- Asa: Hükümdarlık sembolüdür.
- Mühür: Hükümdarlık sembolüdür.
- Taç: Hükümdarlık sembolüdür.
Önemli: KPS'de iki defa sınav sorusu olmuştur.
13:20Hükümdarlık Unvanları
- İslamiyet öncesi Han, Hakan unvanları devam etmiştir.
- Kaan unvanı, Çince kökenli olduğu için Müslüman olduktan sonra terk edilmiştir.
- Tonga, İlig Han, Kara, Erkin, Bey, Tamgaç, Buğra Han, Padişah, Terken, Sultan-ı Azam, Melik, Emir, Şah, Kadır, Arslan Han, Buğra Han gibi unvanlar kullanılmıştır.
Önemli: Müslüman olduktan sonra Kaan unvanı kullanılmamıştır.
15:00Kut Anlayışı ve Cihan Hakimiyeti
- İslamiyet öncesinde görülen Kut anlayışı, İslamiyet'in kabulüyle birlikte Allah'ın nasibi ve takdirine dönüşmüştür.
- Türk Cihan Hakimiyeti anlayışı ise Cihat ve İla-yı Kelimetullah (Allah'ın adını her yerde yüceltme) olarak devam etmiştir.
16:00Saray Görevlileri ve Anlamları
- Saraya yerleşik hayata geçilmesiyle birlikte özel görevliler atanmıştır.
- Dar eki kelimenin sonuna geldiğinde '-cı, -ci' (yapan, eden) anlamı taşır (örneğin: Simitdar = Simitçi).
- Dar eki kelimenin başına geldiğinde ise 'kurum' anlamı taşır (örneğin: Darüşşifa = Şifa Kurumu).
Tahtadaki formüller
- dar: (-cı, -ci)
- dar: (kurum)
17:10Önemli Saray Görevlileri
- Hares Emiri: Hükümdara karşı suç işleyenleri cezalandırır (cellat).
- Candar: Padişahı korur (özel muhafız).
- Alemdar: Devlet bayrağını taşır ve korur.
- Silahtar: Silahları korur.
- Camedar: Hükümdarın kıyafetleriyle ilgilenir (modacı, terzi).
- Serhenk: Hükümdarın yol güzergahını düzenler.
- Vekil-i Has: Sarayın tüm işleriyle ilgilenir.
- Emir-i Ahur: Atların bakımından sorumludur.
- Taştdar (Abdar): Hükümdarın temizlik işlerinden sorumludur (ibrikçi).
- Şaraptar: Hükümdarın içecekleriyle ilgilenir (zehirlenme kontrolü).
- Hansalar: Hükümdarın sofra düzeniyle ilgilenir.
- Emir-i Şikar: Hükümdarın av partilerini tertip eder.
- Çaşnigir: Hükümdarın yiyecekleriyle ilgilenir (zehirlenme kontrolü).
Önemli: Camedar, hükümdarın modacısı/terzisidir. Camadan (ayna) kelimesinden aklınıza gelsin; ayna karşısında kıyafet düzeltilir.
24:00Hacip'in Görevleri ve Önemi
- Hacip, sarayda hükümdar ve vezirden sonra en yetkili üçüncü kişidir.
- Gelen elçileri karşılar ve törenleri düzenler.
- Hacipler, şer'i ve örfi hukuka hakim olmak zorundadır.
- Hacip, halkın hukuki itirazlarını ve şikayetlerini sultana iletmekle görevlidir.
- Kadı kararlarına yapılan itirazları ve memurlar hakkındaki şikayetleri (rüşvet, adam kayırma, torpil, iş görmeme) değerlendirir.
Önemli: Hacip, sınavda en çok sorulan konulardan biridir ve farklı sınavlarda dört defa sorulmuştur.
29:00Hacip Çeşitleri ve Yetkileri
- Sarayda birden fazla hacip bulunur.
- Vatandaşlar, kadı kararları veya memur şikayetleri gibi konularda önce hacipe başvurur.
- Hacip, şikayeti haklı bulursa kişiyi Divan-ı Mezalim'e, yani sultanın huzuruna çıkarır.
- Eğer bir hacip olumsuz karar verirse, başka bir hacipe başvurma hakkı vardır.
- Birden fazla hacipin farklı karar vermesi durumunda, baş hacipe (Ulu Hacip, Has Hacip, Hacibü'l-hüccab, Hacib-i Bozorg) başvurulur.
Önemli: Sultanın karşısına çıkma kararını hacip verir; hacip onaylamazsa sultanın huzuruna çıkılamaz.
32:00Hacip'in Protokoldeki Yeri ve Unvanları
- Hacip, protokolde üçüncü sırada yer alır.
- Elçileri kabul eder.
- Sarayda ve Divan-ı Mezalim'e çıkacak kişileri belirler.
- Baş hacip unvanları: Has Hacip, Hacibü'l-hüccab, Ulu Hacip (Büyük Hacip), Gaznelilerde Hacib-i Bozorg.
- Has kelimesi 'en iyi' anlamına gelir (örneğin: Has oda, Has döner, Has zeytinyağı, Has sabun, Has toprak, Has askeri, Has turizm).
34:00Divan-ı Saltanat ve Bağlı Divanlar
- Divan-ı Saltanat, ilk Müslüman Türk devletlerinde genel bir isimdir ve 'Büyük Divan' anlamına gelir.
- Karahanlılarda 'Meclis-i Ali' olarak adlandırılır ve günümüzdeki Bakanlar Kurulu'na tekabül eder.
- Gaznelilerde mali ve genel işlerden sorumlu olan divana 'Divan-ı Vezaret' denir.
- Büyük Selçuklu Devleti'nde ise 'Divan-ı Saltanat' olarak bilinir.
- Divan-ı Saltanat'a bağlı divanlar bulunur.
36:00Divan-ı Saltanat'a Bağlı Divanlar
- Divan-ı Saltanat, büyük divandır ve ona bağlı divanlar vardır.
- Divanları ezberlemek yerine, işlevlerini ve sorumlularını mantıkla anlamak daha kalıcıdır.
37:00Divan-ı İstifa ve Görevi
- İstif kelimesi, biriktirmek anlamına gelir.
- Devletler için para (altın, dolar) biriktirmek hayati öneme sahiptir, acil durumlarda kullanılmak üzere rezerv oluşturulur.
- Divan-ı İstifa, ekonomik işleri görüşülen divandır.
Tahtadaki formüller
- dar…(cı-ci)
- dar…(kurucu)
- hesap
- harp
- hadis
- alim
- muhesap
- muharp
- muhadis
- mualim
Önemli: İstif: biriktirmek. Divan-ı İstifa: ekonomik işlerle ilgilenir.
44:00Görevli İsimlerini Anlama Yöntemi
- Bir işi yapan kişiyi belirtmek için kelimenin başına 'mu' veya 'mü' eklenir (muhasebe, muharip, muhaddis, muallim).
- Divan-ı İstifa'nın başındaki görevli 'Müstevfi'dir' (Ekonomi Bakanı karşılığı, defterdar).
Tahtadaki formüller
- müstif
- müstevfi
Önemli: İşi yapan kişiyi belirtmek için 'mu' veya 'mü' ön eki kullanılır.
45:00Divan-ı Arz ve Görevi
- Arz kelimesi, bir durumu komutana bildirmek, sunmak anlamına gelir.
- Arz kelimesi en çok askeriye ve orduda kullanılır.
- Divan-ı Arz, ordu işleri ile ilgilenir.
- Divan-ı Arz'ın başındaki görevli 'Emir-i Arz'dır' (komutan).
Tahtadaki formüller
- emir-i arz
Önemli: Arz: bildirmek, sunmak. Divan-ı Arz: ordu işleriyle ilgilenir. Emir-i Arz: komutan.
47:00Divan-ı İşraf ve Görevi
- İşraf kelimesi, denetlemek anlamına gelir (günümüzdeki Sayıştay gibi).
- Ülkenin (memalik) her yerindeki askeri ve hukuki işler dışındaki tüm işleri denetler.
- Divan-ı İşraf'ın başındaki görevli 'Müşrif-i Memalik'tir' (memleketin denetçisi).
- Osmanlıca'da bazı kelimeler tersten okunur (Hıyanet-i Vataniye: Vatan hainliği, Takrir-i Sükun: Sükuneti sağlama, Kuva-yı Milliye: Milli Kuvvetler, Aşk-ı Memnu: Yasak aşk).
Tahtadaki formüller
- müşrif-i memalik
- hıyanet-i vataniye
Önemli: İşraf: denetlemek. Divan-ı İşraf: ülkedeki her şeyi denetler. Müşrif-i Memalik: memleketin denetçisi. Kelimelerin tersten okunma kuralı önemlidir.
48:50Divan-ı İnşa (Tuğra)
- Divan-ı İnşa, devletin iç ve dış yazışmalarından sorumlu divandır.
- Önceden ÖSYM tarafından Divan-ı Tuğra olarak adlandırılırdı.
- Tuğra kelimesi mühür ve yazı anlamına gelir.
- Başında Tuğrai bulunur.
Tahtadaki formüller
- Tuğrai
Önemli: ÖSYM artık 'Divan-ı Tuğra' yerine 'Divan-ı İnşa' ifadesini kullanmaktadır, çünkü 'inşa' kelimesinden 'yazışma' anlamına ulaşmak daha zordur ve ayırt ediciliği artırır.
49:57Divan-ı Berid
- Divan-ı Berid, posta ve haberleşme işlerinden sorumludur.
- Bu bir divan değil, sadece isim benzerliğidir.
- Başında Berid bulunur.
Tahtadaki formüller
- Berid
Önemli: Divan-ı Berid, bir divan olmayıp posta ve haberleşme teşkilatının adıdır ve bu isim benzerliği nedeniyle sınavda karıştırılmaması önemlidir.
50:47Niyabet-i Saltanat
- Niyabet-i Saltanat, sultanın olmadığı zamanlarda toplanan divandır.
- Sultan savaşta, esir düşmüş, ölmüş veya kaçmışsa devlet işlerini yürütür.
- Başında Naib bulunur.
Tahtadaki formüller
- Naib
Önemli: Niyabet-i Saltanat, hükümdarın yokluğunda devlet işlerini yürüten divandır ve başındaki kişi 'Naib' olarak adlandırılır.
53:11Divan-ı Mezalim
- Divan-ı Mezalim, zulme uğrayanların şikayetlerini değerlendiren divandır.
- Kadı kararlarına yapılan itirazları değerlendirir ve sonuçlandırır.
- Devlet memurları hakkındaki şikayetleri inceler.
- Hac ve cihat gibi ibadetlerle ilgili şikayet ve önerileri dinler.
- Muhtesibin yerine getiremediği kararları uygular.
- Devlet memurlarının maaşlarının eksik veya geç ödenmesiyle ilgili şikayetleri inceler.
- Katipleri aracılığıyla vakıfları denetler.
- Başında Sultan bulunur.
Tahtadaki formüller
- Sultan
Önemli: Divan-ı Mezalim, kadı kararlarına itirazlar, memur şikayetleri ve muhtesibin uygulayamadığı kararlar gibi önemli konuları doğrudan sultanın başkanlığında inceleyen yüksek bir mahkemedir.
58:20Devlet Görevlileri
- Amil: Sivil yönetici ve vergi toplayan görevlidir.
- Yuğruş: Karahanlılarda vezire verilen addır.
- Hace: Gaznelilerde vezire verilen addır, hoca anlamında da kullanılır.
- Melik: Hükümdarın oğludur.
Önemli: Bu devlet görevlileri ve anlamları, Türk İslam devletleri teşkilat yapısını anlamak için kritik öneme sahiptir ve sınavda sıkça sorulabilir.
1:00:00Atabey ve Şıhne
- Atabey, Selçuklularda hükümdar oğullarının (meliklerin) yetişmesinden sorumlu devlet görevlisidir.
- Osmanlı'da bu göreve 'Lala' denir.
- İlk Türk Atabeyi Vezir Nizamülmülk'tür.
- Şıhne, askeri validir ve günümüzde 'asker' veya 'söz söyleyici yönetici' anlamında kullanılmaktadır.
1:12:00Mihir ve Miras Davaları
- Umre, mihir sayılmaz; mihir, boşanma durumunda kadının geçimini sağlayacak maddi bir miktardır.
- Mihir, hukuken kadının hakkıdır ve ödenmesi gerekir.
- Selçuklu döneminde en çok dava konusu mihir ve miras olmuştur.
- Miras davaları, özellikle tarım arazileri konusunda Türkiye'de önemli bir sorun teşkil etmektedir.
Önemli: Mihir, boşandıktan sonra kadının geçimini sağlayacak maddi bir destektir, umre gibi manevi şeyler mihir olarak sayılmaz.
1:12:50Miras Kavgaları ve Toprak Sorunları
- Miras kavgaları, özellikle akrabalar arasında sıkça yaşanır ve can kayıplarına yol açabilir.
- Tarım arazilerinin bölünmesi ve satılması, miras sorunlarını daha da karmaşık hale getirmektedir.
- Devletin tarım arazilerinin satışını kısıtlaması, bu tür kavgaları azaltmaya yönelik olumlu bir adımdır.
- Büyüklerin miras konularını yaşarken çözmeleri, aile içi sorunları ve kavgaları önleyebilir.
Önemli: Miras davaları, özellikle tarım arazileri üzerinde, Türkiye'de toplumsal bir kanayan yaradır ve can kayıplarına neden olabilmektedir.
1:17:40Hukuk Sistemindeki Temsilciler
- Örfi hukukun temsilcisi 'Emir-i Dad'dır (adaletin emiri).
- Şeri hukukun temsilcisi 'Kadiül Kudat'tır (baş kadı).
- Askeri davalara 'Kadıleşker' veya 'Kadıasker' bakar.
Tahtadaki formüller
- EMİR-İ DÂD
- KADİÜL KUDÂT
- Kadıleşker
- Kadıasker
Önemli: Örfi hukukta Emir-i Dad, Şeri hukukta Kadiül Kudat ve askeri davalarda Kadıleşker/Kadıasker önemli temsilcilerdir.
1:20:00Toprak Yönetimi
- İlk Türk İslam devletlerinde toprak yönetimi Miri, Mülk ve Vakıf olmak üzere üç ana başlıkta incelenir.
- Mülk topraklar, Öşri (Müslümanlara ait, öşür vergisi ödenir) ve Haraci (Gayrimüslimlere ait, haraç vergisi ödenir) olarak ikiye ayrılır.
- Mülk topraklar alınabilir, satılabilir ve miras bırakılabilir.
- Miri topraklar ise devletin malıdır ve Has, İkta, Vakıf gibi alt kategorilere ayrılır.
- Has topraklar, en iyi geliri sağlayan topraklardır ve geliri doğrudan sultana verilir.
- Vakıf topraklar, kişilerin hayır amacıyla devlete bağışladığı topraklardır; geliri vakfın amacına uygun olarak kullanılır.
Önemli: Toprak yönetimi Miri (devlete ait), Mülk (kişiye ait) ve Vakıf (hayır kurumlarına ait) olmak üzere üç ana kategoriye ayrılır. Mülk topraklar Öşri ve Haraci olarak Müslüman ve Gayrimüslimlere göre vergilendirilir.
1:24:00Vakıf Toprakları
- Vakıf toprakları, bir kişinin ölmeden önce malını kamu yararına bağışlamasıyla oluşur.
- Bağışlanan mal, vakfiyeyle vakfa devredilir ve geri dönüşü yoktur.
- Vakıf toprakları genellikle vasiyet üzerine verilir.
- Günümüzde de mirasların vakıflara veya derneklere bağışlanması yaygındır.
- Vakıf toprakları, özel mülkiyetten çıkarılarak kamu yararına tahsis edilir.
Önemli: Vakıf toprakları, özel mülkiyetten çıkarılıp kamu yararına ayrılan topraklardır ve geri dönüşü yoktur.
1:31:50İkta Sistemi Tanımı
- İkta sistemi, Büyük Selçuklu Devleti veziri Nizamülmülk'ün Siyasetname eserinde tanımlanmıştır.
- Devlete ait olan ve kimsenin mülkiyetinde bulunmayan topraklardan elde edilen vergi ve gelirlerin, askeri ve sivil devlet görevlilerine maaş veya hizmet karşılığı olarak verilmesidir.
- Osmanlı Devleti'ndeki adı Dirlik, en çok bilinen ismi ise Tımar'dır.
- İkta sistemi ilk defa Hz. Ömer döneminde uygulanmış, Nizamülmülk tarafından geliştirilmiştir.
Önemli: İkta sistemi, devletin toprak gelirlerini memur ve askerlere maaş karşılığı vermesi prensibine dayanır ve Nizamülmülk tarafından geliştirilmiştir.
1:33:40İkta Sisteminin Faydaları
- Toprağın boş kalması engellenir.
- Düzenli vergi toplanır.
- Devlet memurlarının maaşları ödenir.
- Masrafsız ordu kurulur.
- Bölgenin güvenliği sağlanır, çünkü askerler o bölgede yaşar ve çiftçiye yardım eder.
- Savaş zamanlarında askerler atlarına binip savaşa giderler (Cebelü).
Önemli: İkta sistemi, hem ekonomik hem askeri hem de idari birçok faydayı bir arada sunar.
1:36:00İkta Sisteminin Faydaları
- Toprağın boş kalması engellenir, üretimde süreklilik sağlanır.
- Düzenli vergi toplanır.
- Memur maaşları ödenir.
- Masrafsız bir ordu kurulur.
- Bölgenin güvenliği sağlanır.
1:44:00İkta Sisteminde Yetişen Askerler
- İkta sisteminde yetişen askere barış zamanı sipahi, savaş zamanı ise cebelü adı verilir.
Önemli: Barış zamanı sipahi, savaş zamanı cebelü.
1:48:00Sosyal Hayat ve Kurumlar
- İmarethane: Sıcak yemek verilen aşevidir.
- Kapan: Tek bir cins malın satıldığı yerlerdir (örn: un kapanı, balık kapanı).
- Bedesten: Her türlü ticari malların depolanıp satıldığı merkezlerdir (günümüz AVM'lerine benzer).
- Sebil: Çeşmedir.
- Kümbet: Önemli siyasi, devlet adamı ve komutanların mezarlarıdır. İslamiyet öncesi Türk çadır mimarisini andırır. İlk defa Büyük Selçuklu Devleti'nde görülmüştür.
- Türbe: Genellikle dini şahsiyetlerin mezarlarıdır.
- Külliye: Genellikle caminin merkez alınarak yapılan toplu yapılara verilen isimdir (içinde medrese, han, hamam, kütüphane vb. olabilir).
- Arasta: Çarşıdır, genellikle tek bir cins malın satıldığı üstü açık yerlerdir (örn: kuyumcular çarşısı).
Önemli: Kümbet ve Külliye sıkça sınav sorusu olmuştur. Kümbetin İslamiyet öncesi çadır mimarisini simgelemesi ve ilk defa Büyük Selçuklu Devleti'nde görülmesi önemlidir. Külliyenin genellikle cami merkezli toplu yapılar olması ayırt edici özelliğidir.
1:50:51Sosyal Hayat: Darüşşifa
- Darüşşifa, Darüssıhha, Darülafiyet, Bimaristan, Maristan: Hastane anlamına gelen kelimelerdir.
1:51:51Ordu: Gulam Sistemi
- Gulam Sistemi: Savaşlarda elde edilen esir askerlerden beşte birinin (pençik) devlet sistemine alınmasıdır.
- Gulam kelime anlamı olarak 'köle' demektir ancak Gulam Sistemi'nde öncelikli olarak Türk askerleri alınmıştır.
- Gulam Sistemi, İslam öncesi ordu yapısına göre getirilen en büyük yeniliktir.
- Gulamhane: Gulamların askeri eğitim aldığı yerdir.
- Hassa Askerleri: Gulamhanede çok iyi yetişen ve savaşçılık yeteneği yüksek olan askerlerdir.
- Gulam-ı Saray: Gulamhanede askeri yeteneklerinin yanı sıra zekası ve devlet yönetiminde ilerleyebilecek potansiyeli olan askerlerdir.
- Osmanlı Devleti'ndeki Hassa Ordusu'nun karşılığı Kapıkulu Ocağı'dır.
- Gulam sisteminin Osmanlı Devleti'ndeki karşılığı Pençik Sistemi'dir.
Tahtadaki formüller
- Karahanlılar - Gazneliler
- Gazneliler - BSD
- BSD - Karahanlılar
Önemli: İlk Müslüman Türk devletlerine İslam öncesi ordu yapısına bakılarak getirilen en büyük yenilik Gulam Sistemi'dir.
2:00:00Gulam Sistemi
- Gulam sisteminde askerlerin birçoğu Türklerden oluşur.
- Satın alınan veya savaşlarda esir edilen çocuklar Gulamhane'de yetiştirilmiştir.
2:01:26Gulam Sisteminin Önemi
- İlk Müslüman Türk devletlerinde İslam öncesine göre orduya getirilen en büyük yenilik Gulam sistemidir.
Önemli: Gulam sistemi, Türk-İslam devletlerinde orduya getirilen en büyük yeniliktir.
2:12:00Nizamiye Medreselerinin Açılma Nedenleri
- Nizamiye Medreseleri, yeni nesil Oğuz topluluklarını İslam'a kazandırmak amacıyla açılmıştır.
- Bilim insanı yetiştirmek amaçlanmıştır.
- Devlet memuru ihtiyacını karşılamak hedeflenmiştir.
- Din adamı yetiştirmek amaçlanmıştır.
- Zararlı fikir akımlarına karşı fikirle karşılık vermek amaçlanmıştır.
Önemli: Nizamiye Medreselerinin açılma nedenleri sınavda çıkabilir.
2:12:44Medreselerde Yetişen Öğrenci ve Öğretmen İsimleri
- Medreselerde yetişen öğrenciye 'Suhte', 'Softa' veya 'Danişmend' denir.
- Öğretmene 'Müderris' (Profesör) denir.
- Alınan diplomaya 'İcazetname' adı verilir.
Önemli: İcazetname, günümüzdeki diploma karşılığıdır ve sınavda sorulabilir.
2:13:03İlim Dallarıyla Uğraşan Kişiler
- Hadis ilmiyle uğraşana 'Muhaddis' denir.
- Tefsir ilmiyle uğraşana 'Müfessir' denir.
- Fıkıh ilmiyle uğraşana 'Fakih' denir.
2:13:50İlk Türk İslam Devletleri Kültür ve Medeniyeti Genel Tekrarı: Hükümdar
- Hükümdar alametleri: Hutbe, Tıraz, Hilat, Çetr, Menşur.
- Kaan unvanı artık kullanılmıyor, yerine Sultan unvanı kullanılıyor.
- Kut'un yeni adı 'Takdir'dir.
- Cihan hakimiyetinin adı 'İla-i Kelimetullah'tır (Allah'ın adını her yerde yüceltmek).
Önemli: İla-i Kelimetullah kavramı sınavda çıkma ihtimali yüksek bir konudur.
2:14:21İlk Türk İslam Devletleri Kültür ve Medeniyeti Genel Tekrarı: Saray Görevlileri ve Divanlar
- Camedar: Hükümdarın kıyafetlerinden sorumlu görevli.
- Hacib: Hükümdar ve halk arasındaki ilişkileri düzenleyen görevli.
- Hacib-ül Hüccab / Hacib-i Bozorg / Has Hacib / Ulu Hacib: Haciblerin en büyüğü.
- İstifa: Ekonomi işlerinden sorumlu divan.
- Arz: Ordu işlerinden sorumlu divan.
- İnşa veya Tuğra: Yazışma işlerinden sorumlu divan.
- Berid: Posta teşkilatından sorumlu divan.
- Divan-ı Mezalim: Haksızlığa uğrayanların şikayetlerini dinleyen ve karara bağlayan yüksek mahkeme (Sultan başkanlığında).
Önemli: Camedar, Hacib ve Divan-ı Mezalim sınavda sıkça sorulan konulardır.
2:15:00İlk Türk İslam Devletleri Kültür ve Medeniyeti Genel Tekrarı: Devlet Görevlileri ve Hukuk
- Amil: Vergi toplayan görevli.
- Yuğruş: Vezir.
- Atabey: Şehzadelerin eğitmeni.
- Muhtesip: Çarşı ve pazarları denetleyen görevli.
- İlk Türk İslam devletlerinin hukukunu oluşturan üç etmen: Şeri Hukuk, Örfi Hukuk, Fetih Hukuku.
- Örfi hukukun başında Emir-i Dad bulunur.
- Şeri hukukun başında Kadı'ül Kudat bulunur.
- Askeri davalara Kadıleşker (Kazasker) bakar.
Önemli: Amil, Atabey, Muhtesip ve Kadıleşker önemli görevlilerdir. Hukuk sisteminin üç ana unsuru da bilinmelidir.
2:15:30İlk Türk İslam Devletleri Kültür ve Medeniyeti Genel Tekrarı: Toprak Yönetimi ve Sosyal Hayat
- Has: Geliri sultana ait olan topraklar.
- Vakıf: Kamu yararına, dini ve sosyal kurumların yapımına ayrılan, geri alınamayan topraklar.
- Miri: Devlete ait topraklar.
- Öşri: Müslümanlara ait topraklar.
- Haraci: Gayrimüslimlere ait topraklar.
- İkta: Toprak gelirlerinin askerlere maaş olarak verildiği sistem (Nizamülmülk tarafından geliştirildi).
- İmarethane: Aşevi.
- Kapan: Tek cins mal satılan yer.
- Bedesten: Kıymetli malların satıldığı yer.
- Kümbet: Anıt mezar.
- Külliye: Cami etrafında kurulan yapılar topluluğu.
Önemli: Has, Vakıf, İkta, Kümbet ve Külliye sınavda sıkça sorulan kavramlardır. İkta sisteminin faydaları doğrudan soru olarak gelebilir.
2:16:00İlk Türk İslam Devletleri Kültür ve Medeniyeti Genel Tekrarı: Ordu ve Eğitim
- Gulam Sistemi: Savaşlarda elde edilen veya satın alınan kölelerin devlet sistemine aktarılması ve eğitilerek orduya dahil edilmesi. İslam öncesi Türklerde olmayan, İslamiyet sonrası orduya getirilen en büyük yeniliktir.
- İlk Türk İslam Medresesi: Karahanlılar tarafından Semerkant'ta kuruldu.
- Anadolu'daki ilk medrese: Danişmentler tarafından Tokat Niksar'da kurulan Yağıbasan Medresesi.
- Nizamiye Medreseleri: En ünlüsü Bağdat'ta açılmıştır. Özellikle Batini fikir akımına karşı fikir üretmek amacıyla kurulmuştur.
Önemli: Gulam sistemi, Türk İslam devletlerinde ordudaki en büyük yeniliktir. İlk medreseler ve Nizamiye Medreselerinin açılış nedenleri önemlidir.
Muhtesip
- Muhtesip, belediye başkanı ve çarşı-pazar denetleyicisidir.
- Günümüzde zabıta olarak adlandırılır.
- Muhtesip görevi, iş ahlakının ve dürüstlüğün sağlanması açısından önemlidir.
- Osmanlı padişahları ve Mustafa Kemal Atatürk gibi liderler, halkın arasına karışarak tebdil-i kıyafetle pazar denetimleri yapmışlardır.
Önemli: Muhtesip, çarşı ve pazar denetimi yapan belediye görevlisidir.
Hukuk Sisteminin Oluşumu
- İlk Türk İslam devletlerinde hukuk sistemi, İslam'ın getirdiği esaslar, Oğuzların kabile gelenekleri, Göktürk, Uygur, Sasani ve Ak Hun geleneklerinin etkisiyle oluşmuştur.
- Hukuk iki ana kısma ayrılır: Örfi Hukuk ve Şeri Hukuk.
Önemli: İlk Türk İslam devletlerinde hukuk sistemi hem İslami esaslara hem de Türk ve diğer yerel geleneklere dayanır.
Örfi Hukuk
- Örfi hukuk, belirli bölgelere veya kabilelere özgü geleneksel hukuk kurallarıdır.
- Kaynakları arasında Hun gelenekleri, Göktürk ve Uygur kanunları ile Oğuz gelenekleri bulunur.
- Örfi hukukun uygulama alanları yönetim, maliye ve askerliktir.
- Örfi hukuk, İslam hukukuna (Şeri Hukuk) ters düşmediği sürece geçerlidir.
Önemli: Örfi hukuk, yönetim, maliye ve askerlik gibi alanlarda uygulanan geleneksel hukuktur.
Şeri Hukuk
- Şeri hukuk, İslam dininin esaslarına dayanan hukuk kurallarıdır.
- Kaynakları Kur'an, Sünnet, İcma ve Kıyas'tır.
- Uygulama alanları evlenme, boşanma ve miras gibi konuları kapsar.
- Miras kavramı, İslam öncesinde bulunmazken, Müslümanlıkla birlikte önem kazanmıştır.
- Mihir, evlilik sırasında erkeğin kadına verdiği, şakası olmayan bir kul hakkıdır ve ömür boyu ödenmesi gereken bir borçtur.
Önemli: Şeri hukuk, evlenme, boşanma ve miras gibi konuları düzenleyen İslami hukuktur. Mihir, Şeri hukukun önemli bir parçasıdır.
Eğitim ve Medreseler
- İlk Türk-İslam medresesi Karahanlılar döneminde Semerkant'ta açılmıştır.
- Anadolu'da kurulan ilk medrese Danişmentliler döneminde Yağıbasan Medresesi'dir.
- Büyük Selçuklu Devleti'nin kurduğu ilk medrese Nişabur Medresesi'dir.
- Nizamiye Medreseleri, Büyük Selçuklu Devleti'nin en ünlü medreseleridir ve ilki Nişabur'da Sultan Alparslan tarafından açılmıştır. En çok Bağdat'ta açılanı ünlenmiştir.
Önemli: Semerkant Medresesi ilk Türk-İslam medresesi, Yağıbasan Medresesi Anadolu'da kurulan ilk medresedir. Nizamiye Medreselerinin açılma nedenleri önemlidir.
Nizamiye Medreselerinin Açılma Nedenleri
- İslamiyet'i yeni geçen Oğuz topluluklarının inançlarını pekiştirmek.
- Yoksul ve yetenekli çocukları topluma kazandırmak.
- Zararlı fikir akımlarına karşı fikirle mücadele etmek.
Önemli: Nizamiye Medreselerinin temel amacı Sünni itikadı korumak ve Bâtınilik gibi zararlı fikir akımlarıyla mücadele etmektir.
